Advertisement

Av. Fuat VEZİROĞLU AV MESELESİ

Avcılar diyor ki:
– Avıma dokunma.
***
Demek istiyorlar ki:
– Beni sınırlama, bırak istediğim yerde istediğim kadar av yapayım.
***
Neden, çünkü av kendi avıymış.
Nereden senin olmuştur bu av?
Hangi hakla?
***
O av senin değil, benim değil, onun değil, doğanındır.
Doğa hepimizindir.
Sadece bugünkü hepimizin değil, gelecekteki hepimizin.
Çocuklarımızın ve torunlarımızındır.
Senin tapulu malın mıdır memleketin kuşları?
***
Yalnız kuşlar değil, ister özel mülkiyet ister kamu mülkiyeti olsun, dağlar, tepeler, ovalar, dereler, yamaçlar da senin babanın çiftliği midir ki dilediğin yerde at oynatacaksın?
Memleketin tapusu sana mı ait?
***
“Avıma dokunma” diyorsun.
Bir kez o av senin değil.
O ava asıl dokunmaması gereken biri varsa o da sensin.
Dokunma o canlıya.
Onun da hayat hakkı var.
İnsan neslinin devamı için kaçınılmaz değildir avlanmak.
***
Üstelik bir hak değildir avlanmak, devletin bir lûtfudur.
Bunu yasalarla düzenler.
O yasaların koyduğu sınırlara uymak zorundasın.
İnsan hakları arasında avlanma hakkı diye bir hak yoktur.
Devlet avlanmayı tümden de yasaklayabilir isterse.
En doğal hakkıdır devletin.
***
Basın haberlerine göre bizim devlet bu yıl narenciye bahçelerini avlanma alanları dışında tutmuş, buralarda avlanmak yasak.
İsabetli ve doğru bir karar.
Keşke zeytinlik alanları da alınsaydı bu kapsama.
Keşke harup tarlalarını da dahil etseydi buna.
Ve keşke çok daha kısıtlansaydı av alanları.
***
Sen avcı olarak bir araziye giriyorsun.
Ya zeytin ağacı vardır orada…
Ya harup ağacı…
Ya narenciye…
Ya da başka bir ağaç.
O ağaçta gördüğün kuşa ateş ediyor musun?
Ediyorsun.
Ve sen o anda yalnız o kuşu değil, o ağacı da vuruyorsun.
Zarar veriyorsun o ağaca.
Hangi hakla?