DOLAR 18,8916 0.22%
EURO 20,4870 0.13%
ALTIN 1.166,200,13
BITCOIN 4470432,66%
Lefkoşa
°

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Cemal ASLAN;   Doğu Akdeniz’in  enerji denklemi

Cemal ASLAN; Doğu Akdeniz’in enerji denklemi

ABONE OL
22 Ekim 2018 10:21
Cemal ASLAN;   Doğu Akdeniz’in  enerji denklemi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarına yönelik tek taraflı oldu bittiler gibi başarısızlığa mahkum çeşitli girişimlerden üzüntü duyuyoruz. Bu durum bölgemizde hala istikrarsızlık ve gerilimden beslenme politikalarından vazgeçemeyenler bulunduğuna da işaret ediyor. Bu çerçevede, çok uluslu ve çok şirketli Doğu Akdeniz enerji denkleminde Türkiye, Kıbrıs ve çevresindeki kaynakların iki toplum tarafından da eşit şekilde paylaşılmasındaki kararlılığını yeniden ortaya koyarken, şirketlere de GKRY’nin tek yanlı uygulamaya çalıştığı açık deniz arama çalışmalarında, Türk kesiminin rızası ve onayı alınmadan hareket edilemeyeceği mesajını güçlü şekilde verdik ve Türkiye olarak bu tür dayatmalara karşı cevabımızı hem sahada hem de diplomatik alanda en güçlü şekilde vermeyi sürdüreceğiz. Ülkemizi ve kardeşlerimizi yok sayan hiçbir teşebbüsün başarı şansı olmadığını eninde, sonunda tüm taraflar görecektir. Dostluğa, dayanışmaya, birlikte kazanmaya yönelik her teklife açık olduğumuzu buradan bir kez daha tekrarlamak istiyorum”
ENERJİ DENKLEMİ
Yakın geçmişe bakıldığında, Avrupa’nın en büyük doğal gaz tedarikçisi Rusya’nın, enerjiyi diplomatik bir araç olarak kullandığı argümanları, Avrupa’da kaynakları çeşitlendirme isteğinin artmasına ve gözlerin Rusya’nın güneyinden gelebilecek alternatiflerden biri olan Doğu Akdeniz’e çevrilmesine yol açtı.
Avrupa Birliği de Türkiye’yi güzergah dışında bırakmayı göze alarak, Kıbrıs-Girit-Yunanistan-İtalya üzerinden planlanan East-Med Doğalgaz Boru Hattı gibi projeleri destekleyeceğini açıkladı.
Bu hat üzerinden yapılabilecek bir projenin, henüz bölgede yeterli gaz olmaması, derinliğin maliyeti ve kesinti tehlikesini artırması, petrol fiyatlarının maliyeti karşılayacak miktarda olmaması gibi engeller taşıdığı uzmanlar tarafından birçok kez dile getirildi.
Buna karşın, bölgedeki gazın çok daha yakında bulunan Türkiye’ye iletilerek, hem yüksek hacimli Türk pazarına hem de mevcut boru hatları üzerinden Avrupa’ya götürülmesi ekonomik açıdan “çok daha yapılabilir” olarak görülüyor.
Boru hatlarına ek olarak, bölgedeki gazın Mısır’daki tesislere götürülerek sıvılaştırılması ve Avrupa pazarına satılması alternatifi ise yaklaşan gaz bolluğu dönemi ve artacak fiyat rekabeti nedeniyle pek ekonomik değerlendirilmiyor. Bu nedenlerle, bölgedeki gazın çok ciddi miktarlarda bir keşif olmadığı sürece yine bölgedeki ülkeler tarafından kullanılacağı tahmin ediliyor.
Türkiye, uluslararası anlaşmalar uyarınca garantör devlet olarak adada bulunurken, adanın etrafındaki haklardan eşit şekilde yararlanması gereken Kıbrıs Türk halkı, keşiflerle sağlanacak gelirlerden mahrum bırakılmaya çalışıldı.
Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Mısır ile tek taraflı bir sınır anlaşması imzaladı ve adanın güneyindeki deniz alanlarını yine tek taraflı olarak bloklara ayırıp uluslararası şirketlere açtı.
Bu süre zarfında, Rum kesiminin açtığı sahalara uluslararası şirketlerden başvurular yapıldı ve 2011 yılında Afrodit adı verilen sahada 120 milyar metreküplük rezerve sahip doğal gaz bulundu Bu sahanın çok büyük miktarda doğal gaz içermemesi ve derinliğinin fazla olması nedeniyle rezervin, çıkarma ve iletim gibi yatırımları karşılamaya yetmeyeceği anlaşıldı.
Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) tüm diplomatik uyarılarına rağmen, İtalyan Eni şirketinin hattın Kıbrıs tarafındaki sözde 3. blok için sondaj gemisi göndermesi üzerine Türkiye, yaklaşan gemiyi savaş gemileri ile geri çevirdi ve Akdeniz’i terk etmeye zorladı.
Bu müdahale Rum tarafında hayal kırıklığı yaratırken, Türkiye’nin birçok defa açıkladığı Kıbrıs Türklerinin haklarının savunulmasından vazgeçilmeyeceği de fiziki olarak gösterilmiş oldu.
Türkiye engelleme çabalarının yanı sıra, bir süredir inşa ettiği ve satın aldığı, arama ve sondaj gemileri ile arama çalışmalarında aktif bir politikaya geçti ve KKTC tarafından verilen haklara dayanarak bölgede petrol arama çalışmaları yapmaya başlayacağını duyurdu.
Böylece, Rum tarafının barış görüşmeleri süresince zaman kazanma taktiği ile elde ettiğini düşündüğü enerji diplomasisi kazanımları değerini yitirdi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.