DOLAR 18,6441 0.02%
EURO 19,6615 0.73%
ALTIN 1.065,790,43
BITCOIN 314370-0,78%
Lefkoşa
°

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Denktaş’ın TMT anıları (2)

Denktaş’ın TMT anıları (2)

ABONE OL
19 Ekim 2017 09:12
Denktaş’ın TMT anıları (2)
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“İlk toplantıda karşılaştığımız birkaç zorluk vardı. Bunların başında konunun Dr. Küçük’e  duyurulması konusuydu. İlk kez Dr. Küçük’e rağmen ve onun dışında bir teşkilat  kurulacaktı. Ben buna şiddetle karşı çıktım.  Neticede, Dr. Küçük’e  kuruluştan evvel bilgi verilmemesini kararlaştırdık.  İlk beyannameler  dağıtıldıktan sonra Dr. Küçük’e  gereken bilgiyi ben verecektim ve desteğini isteyecekti. Öyle de oldu. Fakat, Dr. Küçük  TMT’nin tam teşekkülünden sonra İstanbul’da  bir otel odasında  Karabelen Paşa ve İsmail Tansu ile  buluşup “AĞRI”  kod ismi ile teşkilatın fahri başkanı yapılmasına rağmen teşkilatın üst kademesinde  Dr. Nalbantoğlu’nun  bulunuşu nedeniyle bu teşkilata  daima kuşku ile baktı ve hal ve davranışları ile  yıllar içinde teşkilat  liderliğini  çok zor duruma getirdi. Kanımca, kuruşu anında  konu Dr. Küçük’e açılmış olsaydı  ve Dr. Nalbantoğlu  kurucular arasında görünmeyip arka planda kalsaydı Dr. Küçük ile  teşkilat arasında  zaman zaman beliren  problemler de asgari seviyeye düşmüş olacaktı.

İkinci problem daha da çetrefilliydi. İki arkadaşım kurulacak teşkilatın hiçbir şekilde Türkiye ile irtibatlı olmaması görüşünü savunuyorlardı. İşe Türkiye karıştığı anda elimiz kolumuz bağlanacaktı. Halbuki, gaye  teşkilatın desteklediği  siyasi liderliğin  Türkiye’yi de  etkileyip, harekete geçirebilmesiydi . Ben arkadaşlarımın bu görüşüne de karşıydım. Çünkü, EOKA adı altında Rumların kendi halkına  neler yaptığını görüyordum.

Tartışılan bir diğer konu ise evli olmamdı.  Nalbantoğlu, gizli yeraltı teşkilatı kurucularının  evli olmalarının  sakıncalı olduğunu ileri sürüyor ve eşimden boşanmamın gerektiğini söylüyordu. Buna da şiddetle karşı çıktım.

HER AKŞAM TOPLANTI

Kemal Tanrısevdi’nin evinde , TMT’nin kuruluşuna kadar geçen süre içinde hemen hemen her akşam toplantılar yapıldı.  Bu toplantılarda kurulacak teşkilatın isminin ne olacağı, VOLKAN’ın nasıl feshedileceği, VOLKAN’ın deşifre olmayan ve güvenilir elamanlarının  belirlenmesi ve kurulacak teşkilata alınması, teşkilatın, örgütlenmesi, silahlanması ve  Türkiye ile ilişkiler konuları tartışıldı.

SİLAH ALMA

Bu  tartışmalar devam ederken ben Nalbantoğlu’na dedim ki “TMT adına para toplayıp gizli silah alma işinde  ben asla  yokum. Silah alma işini Türkiye’ye  mal etmek gerekir, para ile silah alma işinde yokum.  Çünkü kendi halkımı senin gibi çok iyi biliyorum. Bu iş bu memlekette üç günde şahsi ihtirasların aleti olur. Kontrol edemeyiz ve zaten  biz bu işi bilmeyiz. Bu işi ya Türkiye’ye mal ederiz ve Türkiye bizi örgütler, böylelikle Türkiye’ye karşı sorumluluk içinde bu işi yürütürüz veya böyle başıboş  bir yer altı teşkilatı kuracaksanız, biliniz ki ben bunda yokum.”

İlk fırsatta Ankara’dan uzman bir idareci,  silah ve para isteyeceğiz.  Kuruluşun Kıbrıslılarca sevk ve idaresine karşı çıktım. Az zamanda şahsi hesaplarla kargaşaya ve kardeş kavgasına dönüşür.  Halktan silah için para toplama önerisine karşı çıktım. Halka hesabı kim verecek, silah Türkiye’den  gelmeli.

TMT’NİN KURULMASINI GEREKTİREN FAKTÖRLER

1-EOKA’nın siyasi liderliğe bağlı olarak Rumların Enosis siyasetini güden bir yer altı teşkilatı  halinde  etkili faaliyeti ve Türk cephesinde hissedilen boşluk

2-Kıbrıs Türk halkının bölgesel ve  birbirinden ayrı mukavemet hücrelerinin etkili bir şekilde  faaliyet gösterebilmesi ve bu faaliyetlerin Türk davasına hizmet edebilmesi için gerekli görünen tek çatının oluşturulması.

3-Türkiye’deki mukavemetçilerle bağlantı kurulması.

4- Uzun vadeli bir mukavemete geçebilmek için halka  ve desteğe itimat telkini.

Günler ve geceler boyunca toplantılar devam etti. Kurulacak olan yer altı teşkilatının adı TÜRK MUKAVEMET TEŞKİLATI  olacaktı.  Ben “MÜLAYIM”,  Kemal Tanrısevdi  “NAZIM”, Nalbantoğlu ise “RACİ”  kod adını almıştı.  Bu  arada “Siyasi Komite ” ve “Merkez Komite ” de oluşturulmuştu.  Sıra TMT’nin  kuruluşunu duyuracak olan  bildirinin hazırlanmasına ve dağıtılmasına gelmişti.  Bu da büyük bir gizlilik gerektiriyordu.

Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu başkanı olarak 23 Kasım 1957 akşamı, Çağlayan Bar’da bir yemek düzenledim. Bu yemeğe katılanlar arasında Başkonsolos Burhan Işın, Kıbrıs Türktür Partisi başkanı  Dr. Küçük,  Asbaşkan Osman Örek,  Konsolosluktan Alaeddin  Gülen,  Hazım Remzi, Kemal Tanrısevdi, Dr. Nalbantoğlu  ve daha pekçok kişi katıldı.

Yemek gecenin geç saatlerine kadar samimi bir hava içerisinde devam etti. Misafirlerin dağılmasından sonra  Tanrısevdi ve Nalbantoğlu ile bir araya geldik birlikte  TMT’nin  kuruluşunu duyuracak olan bildiriyi kaleme aldık. Bildiri şöyle idi,

KIBRIS TÜRK HALKINA

VOLKAN, 9 EYLÜL CEPHESİ ve buna benzer teşkilatlar  lağvedilmiştir. Bunun yerine , Kıbrıs Türkü’nün bağrından çıkmış,  gerek  emperyalist Sömürge İdaresine, gerekse Kıbrıs’ı  Yunanistan’a  ilhak yolunda Enosisi temine çalışan Rum sürülerine karşı Kıbrıs Türklerini savunma görevini üstlenmek üzere  yeni bir teşkilat kurulmuştur. Bu bir saldırı değil, bir savunma teşkilatıdır. Bütün Kıbrıs Türklerini bu teşkilata destek olamaya ve bu teşkilat içinde yer almaya  çağırıyoruz.

TÜRK MUKAMEVET TEŞKİLATI

MERKEZ KOMİTESİ

***

Nalbantoğlu bu bildiriyi çoğaltıp 38 saat içerisinde bütün adaya dağıtma görevini üstüne aldı. Yemek gecenin geç vakitlerine kadar  devam ettiği ve pekçok kişi ile  birlikte olduğumuz için kimse  bizden şüphelenmeyecekti.

TMT’nin  kuruluşunu  duyuracak olan  bildirinin çoğaltılıp, ada çapında dağıtmakla  görevlendirilen  Nalbantoğlu,  bildiriyi  Lefkoşa Türk Lisesi’ndeki teksir makinesinde çoğaltır  ve  26 Kasım 1957 akşamı  güvenilir VOLKAN’cıların yardımıyla  bütün ada sathında  dağıtımını gerçekleştirir.

TMT’nin ilk bildirisini okuyan Dr. Küçük, oldukça öfkeliydi. Sabahleyin karşılaştığımızda “bunlar da kim,  benden habersiz neler karıştırıyorlar” diye sordu. Doktor oldukça şüphelenmişti. Kuşkularını giderip Doktor’u  ikna etmek zannettiğim kadar kolay değildi. Doktor kendisinden habersiz, bilgisi dışında olan herşeye karşı çok duyarlı ve  kuşkucu idi ve haklıydı. TMT kendisinden gizli kurulduğuna göre, kendisine ve liderliğine karşı olan bir teşkilattı.  VOLKAN’ın lağvedilmesi, kendine göre kuşkularını doğruluyordu. Demek  ki TMT kendisine karşı bir grup tarafından kurulmuştu ve hayra alamet değildi.

Dr. Küçük’ün  şüphelerini  gidermeye çalıştım.  “Sana karşı bir hareket değildir, bunlar güvenilir arkadaşlardır, senin de  siyasi liderliğini kabul ediyorlar” dedim. Kurucuların arasında Burhan Nalbantoğlu olduğu için kurucuların isimlerini vermedim. Doktor’dan, TMT’nin  desteklenmesini istedim. Kısa bir süre sonra herşeyi  bileceğini anlattım. Tatmin olmamıştı, fakat bir şey de demedi.

HALKIN SESİ gazetesi de geçte olsa 4 ocak 1958 tarihli nüshasında   yayınladığı bir haberde  “VOLKAN  diye bir teşkilatın kalmadığını ve bunun yerini yeni bir teşekkülün (TMT) aldığını” duyuracaktı.

TMT’nin kurulduğunun duyurulması  Rum liderliğinde şaşkınlık yaratmıştı.  Hemen, TMT’yi karalamaya ve yıpratmaya yönelik  bir kampanya başlattılar.   Rum gazetelerinde  28 Kasım tarihinde şu haber  yer almıştı,

“İngiliz hükümeti Kıbrıs’ta Türkler tarafından bir yer altı teşkilatı kurulması için yardımda bulundu. Ankara ile Londra bu mevzu üzerinde istişare halinde olup, EOKA’ya karşı her an cephe alacak 600 kişilik bir kuvvet birliği kurulacaktır.”

Bu arada  örgütlenme faaliyetlerini sürdüren TMT , 20 Aralık 1957 tarihinde de yeni bir bildiri yayınlar. Bu bildiri de şöyle deniliyordu;

“Kıbrıs Türklerinin yegane temsilcisi  Türkiye’dir ve parolası TAKSİM sadece TAKSİMdir.”

İngiliz Sömürge  İdaresi de , Sömürgeler Bakanlığı’na  gizli bir rapor gönderir. 29 Kasım 1957 tarihli, 1824 nolu  bu gizli raporda şöyle deniliyordu;

“TMT’nin  26 Kasım  tarihinde kuruldu. Esas  amacı Rum saldırılarına karşı Türkleri savunmaktı, ama kendisini Taksimi gerçekleştirmeye adayan bir örgüt haline geldi.”

Rumlar tarafından yayınlanan TIMES OF CYPRUS adlı gazete de  şunları yazacaktı;

“Olayların ilk günlerinde ortaya çıkan VOLKAN , TMT tarafından devralındı. . Bu değişiklik daha ziyade bir isim değiştirilmesinden ibaret. TMT’nin gayeleri ve  kullandığı metotlar  VOLKAN’ın devamından başka bir şey olmadığı hususunda kimsenin şüphesi yoktur. TMT, VOLKAN’ı devraldı. Adanın başlıca bütün kasabalarında dağıtılan beyannamelerde  şöyle deniliyordu; VOLKAN’a yeni kuvvet katmış ve VOLKAN’ın faaliyetlerini bütün Türk cemaatına  ihata edecek şekilde adanın her tarafına yaymış bulunuyoruz.”  (DEVAM EDECEK)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.