Reklamı kapat
Reklamı kapat
Kıbrıs Volkan
Kıbrıs Volkan

Ethem DURAK; Taşkent Köyünde (6)

14 Ocak 2019 - 11:08 'de eklendi ve A+A-

Ethem DURAK;  Taşkent Köyünde (6)

Tren köprüsüne geri geldim. Aklıma geldi. Mevziden gelen telefon hattını buldum. Rayların arasına giren kısmını çıkardım, açtım, telleri çakımla oydum, plastiğini aldım ve iki teli bir birine sardım. Tekrar yerine, aralığa koydum. Etrafını toprak ve çakılla örttüm. Artık o hat çalışmazdı. Sabotaj olduğunu anlamalarını istedim. Karşı kıyıya geçtim. İlk yaptığım gibi tahtaları kaldırdım. Aşağı indim sonra tahtaları yerleştirdim. Bu kısım daha emindi. Demir kolonun iki yanında tutunacak demir korunaklar vardı. Bucağa, odaya indim. El fenerimle içerisini gözden geçirdim. Ayak izleri silinmeye yüz tutmuştu. Uzun zaman buraya kimse girmemiş. Kim girecekti ki?. Kendimi iple demir kolona bağladım. Ne olur ne olmaz. İnsan uykuda iken, ne olacağı belli olmaz. Sterling’i emniyete aldım, kayışını çapraz geçirdim. Boşalmak üzere olan şarjoru değiştirdim. Yanımdaki mermilerle yarı boş şarjörü, tekrar doldurdum. Kebeyi çözdüm, sarındım ve uzandım. Uyuya kaldım. Dünya yansa eminin kimsenin , buralara bakmak aklına gelmezdi. Zaten bu yeri bilenin olduğunu da hiç sanmam.
Tren her dört saatte bir, yüklü aşağı geçer, boş geri dönerdi. Bu hesaba göre üç saat vaktim vardı. Tren geçerken raylar çok fena gürültü yapardı. O bucakta olmamalıydım. Saat yediye doğru uyandım. Sekize kadar vaktim vardı. Lambu’nun verdiği çıkından karnımı doyurdum. Yanımdaki kahveden de üç macun kaşığı aldım. İpleri çözdüm. Yiyecek artıklarını bir çıkında topladım. Kebeyi denk yaptım. Kolondan geçerken yiyecek artıklarını, azgın akan dereye saldım. Tahtaları araladım. Etrafı kolaçan ettim. Etrafta tıs yoktu. Hareket yoktu. Mevziyi dürbünle inceledim, boştu. Tepedeki mevziye de baktım, hiç hareket yoktu. Rumlar, sadece gece nöbet beklerlerdi. Gündüzleri devriyelere güvenirlerdi. Tatlısu yolunu gözetleyen arabalı devriyeleri vardı. Mihail eminin dönmemiş. Belki de olanı rapor bile etmemişti. Dışarı çıktım. Tahtaları yerli yerine koydum. Bir avuç çakılı üstlerine serdim ve Güney kıyıdan beton duvar üstünden çocukken yaptığım gibi sıyrılarak Eşref Dayı’nın bahçesine indim. Duvarın orada bir an durdum. Gelen giden olmadığından emin olunca yolu atayarak geçtim. Çamura basmamağa dikkat ederek, karşı kayaların üstüne sıçradım. Arkada ayak izi bırakmamaya dikkat ederek en az bir kilometre, kayalar üzerinden yürüdüm. Sonra Taşkent yoluna girdim. Bu yol beni aşağı köye çıkaracaktı. Bir yarım saat sonra hava bulutlandı. Hafiften yağmur başladı. Yağmurluğu başıma geçirdim. Ta ayak uçlarıma geliyordu. Tahminimden de büyüktü, uzundu. Adamı iyi koruyordu. Ancak hızlı yürümeme engel oluyordu. Öğleye doğru Taşkent varoşlarına geldim. Köye girmek , görünmeden girmek sorundu. Rum okulunun en az iki kilometre altından, güneyinden dolaştım. Vadileri takip ederek Türk okulunun yoluna, Luşa yolunun oraya çıktım. Yağmur iyice sıklaştı. Köyün girişinde dereyi sıçrayarak geçtim. Eve girdim. O gece nöbetim vardı. Akşam altıdan sabah altıya nöbette idim. Anamın ısrarlarına rağmen, sadece kuru elbise giydim ve yatağa girip uyudum..O akşam, saat altıdan az önce karargaha gelince, ilkin Kafadar, omuzumdaki Sterlig’i fark etti. Durmuş Efendi beni sorguya çekti. “Bunu nereden buldun” diye sordu. “Kalavason’da bir Rumoğlu’ndan aldım” dedim. Pu kez “Nasıl satın mı aldın” diye sordu. “Hayır onu ekarte ederek” aldım dedim.
Durmuş Efendi’nin yüzü değişti. Verdiğim cevabı beğenmedi. “Senin kim olduğunu biliyorlar mı?” dedi. “Sanmam kendimi Epsilon iki olarak tanıttım” dedim. “O ne demek” diye sordu. “Olmayan biri demek” dedim. “Hııı, yuttular mı, eğer seni takip ettilerse başımıza iş açılacak” dedi. Ben de “Eminim kimse beni görmemiştir. Bu silahı bana bırakıp gidenden başka hiç kimse” dedi. Bunun üzerine “Bu işleri sen hep kendi aklınla yapıyorsun. Hiç de iyi değil” dedi. Bu defa babamın yüzü değişti fakat ses etmedi. Babama anlattım; “Boş günümdü, C 96’yı almaya gittim. Yağmur vardı. Dere indi,geldi. Tren yolundan geçmek zorunda kaldım. Oralarda bir yerde mevzi kurmuşlar. Biri bana üç darbe atış yaptı. Ben de onu sağ omuzundan, kolundan vurdum. Beni Rum sandı. Mevzisini bana bırakıp o doktora koştu, ben de silahı aldım kaçtım”. “Her ne ise, bundan sonra bizden izinsiz işler yapmanı istemiyorum”. “Emredersiniz efendim” dedim. Babam düşünceli idi. Kafadar bana göz kırptı güldü. Durmuş Efendi babamla çıktı gitti. Kafadar, görevi bana devretti. “Yaşa be kardeşim, adamı hakladın haa” dedi. “Yok ağam, adam değil, benim kadar bir çocuktu” dedim. “Olsun, makineliye karşı tabanca, fena değil” dedi. Babam daha önce bana “Sen n Durmuş Efendi’ye aldırma” demişti. Ama ben, Durmuş Efendi’nin oğlu gibi içten pazarlıklı olduğunu çoktan anlamıştım. Beni rapor edebilirdi. Olsundu. Ben hayatımı yaşıyordum. Ve kimsenin hayatıma yön vermesine müsaade etmeyecektim. Kafadar, devri teslimden sonra çıktı gitti. Beş dakika geçmedi babam geldi. “Sen neler yaptın anlat bakayım. Baştan sona her şeyi tekrar anlattım, tabii Lambu kısmı hariç. Babam gözlerimin içine bakarak. “Bazı şeyler eksik değil mi” diye sordu. Cephaneliklerini boşalttığımı söylemedim. Ben kendimi bildim bileli, kalemsiz, kağıtsız, çakısız, çakmaksız, bir de ipsiz hiç dolaşmadım. Dolaşmam. Liste yaptığım kağıdı çıkardım, babama verdim. İyice, tekrar tekrar okudu. “Peki nereye sakladın bu kadar eşyayı” diye sordu. “Emin bir mağraya” dedim. “İyi ettin de Durmuş Efendi’ye yine de dikkatli ol. Durmuş Efendi seni rapor edebilir” dedi. “Ederse etsin baba, ne yapalım” dedim. Babam “Öyle deme oğlum, neyse kazan mübarek olsun, kağıdı kendine sakla, kimseye söyleme, zamanı gelecek, hayırlı nöbetler” dedi ve çıktı gitti. Az sonra Ahmet geldi. Sterling’i görür görmez okşadı. “Helal olsun,çok iyi iş becermişsin Kafadar anlattı”. Bu insanların ağzında bakla ıslanmıyor. Yaptığım hatayı bir kere daha tekrarlamamaya yenim ettim. O gece ve daha sonraki bir çok gece her ziyaret ettiğimiz mevzide Sterling’den bahsedildi. Nihayet dayanamadım “Siz olsanız ne yapardınız, çıkar Rumoğluna göğsünüzü mü açardınız? Çak mermiyi kardeşim, mi derdiniz? Artık bu hikayeleri sonlandıralım. Oldu bitti, geçti gitti, bitirelim.” Dedim. O geceden sonra kimse o hikayeyi açmadı. Fakat bütün arkadaşların, bana olan davranışlarının değiştiğini fark ettim. Daha saygılı olmuşlardı. (Devam Edecek)

Etiketler :
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Başbakan Tatar;   Devlete sahip çıkılmalı Başbakan Tatar; Devlete sahip çıkılmal...

NACAK GAZETESİ- Başbakan Ersin Tatar, Hür İşçi Sendikaları Federasyonu Genel Başkan Vekili Ahmet Serdaroğlu ve beraberindeki heyetini k...

“Kapalı Maraş Açılımı Toplantısı”nın  sonuç bildirgesi… Maraş’ta egemenlik  KKTC’ye aittir “Kapalı Maraş Açılımı Toplantısı”nın so...

Türkiye Barolar Birliği’nce (TBB), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 1974’ten bu yana kapalı olan Maraş bölgesinde düzenlen...

FETÖ’nün yayın organı AHVAL NEWS devrede…  FETÖ Tatar’ı hedef aldı FETÖ’nün yayın organı AHVAL NEWS devrede...

NACAK GAZETESİ- Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaşırken, Birleşik Arap Emirlikleri ve George Soros’un sahibi olduğu Open Society Foundation...

Büyükelçi Erciyes ;  Kıbrıs Türklerinin haklarını koruyoruz Büyükelçi Erciyes ; Kıbrıs Türklerinin ...

NACAK GAZETESİ- Türkiye Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler ve Denizcilik-Havacılık-Hudut Genel Müdürü Büyükelçi Çağatay Erciyes, “T...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)
SON EKLENEN HABERLER
Fuat VEZİROĞLU;   AKINCI KİMİN ESERİ? (I) Fuat VEZİROĞLU; AKINCI ...

Akıncı, yani Akıncı’nın cumhurbaşkanlığı kimin eseridir? Hat...

Rum Savunma Bakanı Angelidis; ABD kuvvetlerine kolaylık sağlıyoruz Rum Savunma Bakanı Angeli...

NACAK GAZETESİ- Baf’ta bulunan Andreas Papandreu Hava Üssünd...

Anastasiadis;  AB Türkiye’ye bedel ödetmeli Anastasiadis; AB Türkiye...

NACAK GAZETESİ- Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel’in, Kı...

Başbakan Tatar;   Devlete sahip çıkılmalı Başbakan Tatar; Devlete...

NACAK GAZETESİ- Başbakan Ersin Tatar, Hür İşçi Sendikaları F...

Anastasiadis’den Kapalı Maraş önerisi…  Ortak komite  oluşturulsun Anastasiadis’den Kapalı M...

NACAK GAZETESİ- Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Guterres’e ...

“Kapalı Maraş Açılımı Toplantısı”nın  sonuç bildirgesi… Maraş’ta egemenlik  KKTC’ye aittir “Kapalı Maraş Açılımı Top...

Türkiye Barolar Birliği’nce (TBB), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuri...

Rum Yönetimi  insansız hava aracı satın alacak Rum Yönetimi insansız ha...

NACAK GAZETESİ- Fileleftheros gazetesi “Deniz Gözetimi İçin ...

Rumlar en çok orduya güveniyor Rumlar en çok orduya güve...

NACAK GAZETESİ- 2019 yılı Sonbaharı Eurobarometre sonuçların...

Çavuşoğlu;  Doğu Akdeniz’e üçüncü gemimiz geliyor Çavuşoğlu; Doğu Akdeniz’...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “(Doğu Akdeniz) üçü...

Aydın AKKURT;    FETÖ- AHVAL NEWS  VE RUM PROPAGANDASI Aydın AKKURT; FETÖ- AH...

Londra merkezli, FETÖ’nün Avrupa’daki yayın organı AHVAL NEW...

Eğitim HABERLERİ