DOLAR 18,8163 0.05%
EURO 20,7434 0.32%
ALTIN 1.182,860,19
BITCOIN 4535024,18%
Lefkoşa
°

06:41

İMSAK'A KALAN SÜRE

“Güvenliği çok uluslu polis gücü sağlamalı”

“Güvenliği çok uluslu polis gücü sağlamalı”

ABONE OL
16 Ekim 2017 08:38
“Güvenliği çok uluslu polis gücü sağlamalı”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

1960 garantörlük anlaşmalarının yerine, Kıbrıs’ın AB ve BM üyesi olduğu da göz önüne alınarak, etkili bir güvenlik sisteminin oluşturulmasını istiyoruz .Bu çerçevede bütünlüklü bir güvenlik stratejisi sunduk ve her türlü askeri varlığın yerine çok uluslu bir polis gücü önerdik

Rum Yönetimi Başkanı NikosAnastasiadis, Güney Kıbrıs’taki başkanlık seçimlerinin ardından Kıbrıs sorunu konusunda yeni bir girişimin başlayacağından emin olduğunu açıkladı.

Kathimerini gazetesi, Rum Yönetimi Başkanı NikosAnastasiadis’in Güney Kıbrıs’ta yapılacak başkanlık seçimlerinde aday olacağını  açıklamasının ardından ilk söyleşisini gazeteye verdiğini, söyleşisinde Crans-Montana zirvesi ve Kıbrıs sorununun çözümü sürecine değindiğini yazdı.

Anastasiadis, Crans-Montana zirvesinde yaşanan gelişmelere ilişkin iddialarını yinelediği söyleşisinde, Güney Kıbrıs’taki başkanlık seçimlerinin ardından Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yeni bir girişimin başlayacağından emin olduğunu, bu girişimin başarısının ise sadece Türkiye’nin niyetlerine bağlı olacağını iddia etti.

Kendisinin müzakere masasına dönemeye hazır olduğunu ancak yeni zirvenin hazırlığının, tarafların birbirlerinin görüşlerini son anda öğrenmeyecek şekilde, çok iyi yapılması gerektiğini belirten Anastasiadis, BM Genel Sekreteri AntonioGuterres’e, bu hazırlığın kendisi ya da her iki tarafın kabul edeceği uluslararası bir faktör, büyük olasılıkla da Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi bir ülke tarafından yapılabileceğini ilettiğini söyledi.

Kıbrıs dışında bir süreci mi kastettiğinin sorulması üzerine, “eğer mümkünse bunu da” yanıtını veren Anastasiadis, yeni bir sürece hemen başlamaya hazır olduğunu ancak bunun Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafınca istenmediğini iddia etti.

Anastasiadis “Akıncı’nın ne dediğini takip ediyor musunuz? ‘Seçimlerden sonra’ dedi. Gidip onları zorla mı getireyim?” şeklinde konuştu.

Anastasiadis, Guterres’le görüştüğünde Guterres’in kendisine; “Bir iyi, bir de kötü haberim var. Kötü haber Türkiye’nin şu anda bir diyaloğa girmeyi istememesi. İyi haber ise, herhangi bir B Planı uygulamayacak olmasıdır” dediğini iddia etti.

Güvenlik Konseyi üyeleri, AB ortakları ve İslam Konferansı’na gönderdiği mektuplarda, Türkiye’nin garantilerin çözümün ilk gününden sona ermesini kabul etmeye hazır olması durumunda kendisinin de müzakerelere devam etmeye hazır olduğunu ilettiğini belirten Anastasiadis, Guterres’e gönderdiği mektupta ise Kıbrıs Rum tarafının önerilerinin artık geçerli olmadığını bildirdiğini vurguladı.

Anastasiadis, kendilerinin “sıfır asker sıfır garantiler” istediği iddialarının gerçek olmadığını, 1960 garantörlük anlaşmalarının yerine, Kıbrıs’ın AB ve BM üyesi olduğu da göz önüne alınarak, etkili bir güvenlik sisteminin oluşturulmasını istediklerini savundu.

Bu çerçevede bütünlüklü bir güvenlik stratejisi sunduklarını ve her türlü askeri varlığın yerine çok uluslu bir polis gücü önerdiklerini belirten Anastasiadis, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “işini kolaylaştırmak adına”, birleşik olacak bu güce Türkiye’nin, Yunanistan’ın ve İngiltere’nin de yüzde 10 oranında katılmasını kabul ettiğini öne sürdü.

Anastasiadis, böylelikle, büyük olasılıkla 2 bin kişilik olacak bu gücün 600’ünün üç garantör ülkeden oluşacağını belirtirken, Guterres’in parametreler koyduğunu, Türkiye’nin 650 asker önerisini kabul etmediğini, bin 800 askerlik bir üs ve askerlerin sonsuza kadar adada kalmasını istediğini iddia etti.

Anastasiadis, iç siyasetteki bazı çevrelerin Türkiye’ye mali ve siyasi bedel ödetilmesinden bahsettiklerini, ancak Rusya ve ABD gibi büyük ülkelerin Türkiye’yle askeri ve ekonomik ilişkileri göz önüne alındığında, bu söylemlerin iç siyasete yönelik, komik söylemler olduklarını ifade etti.

“AKINCI MÜDAHALE EDEBİLİRDİ”

Anastasiadis söyleşisinde, KKTC’de yaşayan Kıbrıslı Rum ve Maronitlere gönderilen malzemelerden vergi alınması konusuna da değinerek, “bugüne kadar Sayın Akıncı’nın şahsına yönelik kişisel eleştirilerden ve suçlama oyunlarından kaçındığını, ancak Akıncı’nın Kıbrıs Türk toplumunun lideri olarak Ankara’ya müdahale edip, Ankara tarafından seçilen yasadışı yönetimin kararlarına engel olabileceğini görmezden gelemeyeceğini” iddia etti.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.