DOLAR 18,8104 0.01%
EURO 20,4974 0.3%
ALTIN 1.166,310,13
BITCOIN 434499-1,96%
Lefkoşa
°

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Kim yapacak?

Kim yapacak?

ABONE OL
26 Eylül 2018 07:14
Kim yapacak?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, büyük Türk Devlet adamı, büyük komutan, Dünyanın tanıdığı büyük Türk kahramanı Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ardından “Savaşlarla kurulan devletin, ekonomik zaferlerle taçlandırılmayan devletlerin yaşatılmasının olası olmadığını” İzmir İktisat Kongresi’nde ifade ettiği bilinmektedir.
İşte bu anlayışla bir yandan Duyun-u Umumi diye isimlendirilen Osmanlının israfı ile oluşan borçları öderken diğer taraftan fabrikalar inşa ettiği yine çok bilinen hususlardır. İşte bu anlayışla şeker fabrikaları kurulurken, uçak fabrikaları kurulmuştur. Şeker fabrikaları bir yandan tarımsal üretime katkı koyarken, diğer yandan Anadolu’nun tanımadığı şekerle insanları buluşturmuş, fakir halka da istihdam olanakları yaratmıştır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin , Kıbrıs Türk halkını cemaatten halka yükselten, eğitim ve öğretim kurumlarını İngiliz yönetiminden kurtararak kendi eğitim kurumu haline dönüştürmek, Vakıflar idaresi ve Müftülüğü İngiliz etkisinden kurtararak Türk kurumları haline getirmekle başlayan mücadele tarihimizin ve direnişin bir sonucu olarak kurulduğu unutulmamalı.
Kurulan ortaklık devletinin terörist Rum ve, EOKA terör örgütü ve Papaz Makarios tarafından güç kullanılarak gasp edilmesine karşın, mücadele ve direnişini sürdüren Kıbrıs Türk halkının bir eseridir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. O halk ki katliam, tecavüz ve talana karşı gettolarda yoksulluk ve yokluk içinde emperyalizmin desteğinde her türlü gaddarlığı yapan Rum karşısında mücadelesini terk etmemiştir.
Çeyrek asır Rum mezalimine direndikten sonra, Rum’un Kıbrıs adasını Yunanistan’a ENOSİS yapmaya kalkışması ile ortaya çıkan durumu değerlendiren Anavatan Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yardımı ile devletimizi kurarak kendi yönetimimiz altında yaşama gücü elde ettik.
Bu devletin kurulması sonrasında elde edilen imkanlar bu güne kadar iyi kullanılamamış, ekonomik zaferler, gelişmeler elde edilememiş, kalkınma hamleleri yaratılamamış.
Anavatan Türkiye’nin katkıları sürmekte ancak yıllar içinde üretim günden güne daralmakta.
Bir zamanlar yüz altmış bin ton turunçgiller meyvesi ihraç edilip 50 Milyon Dolar getirilirken, bugün olanaklar yok edilerek, ya da olanaklar devleti yönettiğini sananlar tarafından yerinde ve gününde kullanılır hale getirilmediğinden kalkınma hamleleri ileri taşınamamıştır. Bir taraftan kabuk yağı diğer taraftan posanın hayvan yemi olarak ihracatı beceri düzeyi düşük, ofis deneyimi olmayan yöneticiler sayesinde heba edilmiştir. Konsantre ihracatı dedikodulara kurban edilerek sadece Türkiye’ye ihraç olanağına bağlanıp kalmıştır.
Anavatan Türkiye’den gelen su halkın içme suyu problemini çözmüş. Ne var ki tarıma aktarılması mutasavver su günümüzde denize akıtılır vaziyette israf edilmekte. Tarımsal üretim bir yandan düşmekte, diğer yandan ihracat imkanları daralmaktadır.
Hükümet edenler hala mevcut olanakları ağalar ve babalar lehine kullanma sevdasından vazgeçememiş. Gelen gideni aratmayı sürdürmekte. Rantiye baş tacı edilmekte, halk tabakaları ise kaderine terk edilmekte.
Kıbrıs Türk halkının tek koruyucu ve kollayıcısı olan Türkiye’ye Cumhuriyeti’ne Meclisi üyeleri arasından dahi galiz küfürler edilirken, mensubu olan siyasi partilerden tepki görülmemektedir.
Bilemediniz 100 adet yayını olan günlük gazete, Rum dostlarına gösteriş yapma amacına yönelik her gün Türkiye Cumhuriyeti’ne saldırılar yaparken, demokrasi ve şeffaflık adına hiç bir ülkede göremeyeceği bir koruma ile yayınlarını sürdürmekte. Ne Başbakan, ne de Cumhurbaşkanı, ya da hükümet kılını kımıldatmamakta. Yargı ise küfürlerini seyretmekte.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.